14 Eylül 2009 Pazartesi

ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE-KURU DOMATESLİ PİLAV-CACIK

Yazdan kalma bir lezzet. Zeytinyalı taze fasulye, kuru domatesli pilav ve cacık... Sıcak yaz günlerinin en hafif ve en sağlıklı yemeği.... 
  • 350-400 gr. Taze Fasulye,
  • 2 Adet Orta Boy Domates,
  • 1 Adet Orta Boy Soğan,
  • 1 Çay Bardağı Zeytinyağı,
  • 1 Su Bardağı Su,
  • 2 Çay Kaşığı Tuz,
  • 2 Tatlı Kaşığı Toz Şeker,
Yapılışı
  • Taze fasulyeleri ayıklayıp yıkayın ve dilimleyin, ya da ikiye üçe bölün. 
  • Tencereye zeytinyağını ekleyip soğanları soteleyin, ardından iri doğradığınız domateslerle fasulyeleri birlikte hafiçe sarartın. Tuzunu, şekerini, suyunu katarak  kısık ateşte fasulyeler yumuşayıncaya kadar pişirin. 
  •  Yemek ılınınca üzerine bir miktar sızma zeytinyağı gezdirip buzdolabında bir süre dinlendirdikten sonra servis edin. Zeytinyağlı yemekler dolapta bir gün beklerse tadı daha güzel ortaya çıkar.
Yanında Beypazarı'ndan aldığım kurutulmuş domateslerle yaptığım pilav ve cacık vardı...

9 Eylül 2009 Çarşamba

BÖRÜLCE SALATASI



Ramazanda salata benim vazgeçilmezlerimdendir. İster mevsim salata, ister börülce salatası, ya da patlıcan salatası hiç farketmez yeter ki salata olsun. Pazara genelde annemle giderim. Geçtiğimiz hafta tesadüfen Yenişehir Pazarının yakınlarındaydım, annemi arayıp isteklerini aldım, bu arada börülce gözüme takıldı, dayanamadım yarım kilo aldım. Yarımın yarısını hemen yaptım, kalan yarısını da daha sonra tüketmek üzere dondurucuya kaldırdım...

Börülceleri temizleyip, yıkayıp, haşladıktan sonra bol taze soğan ve maydanoz ekledim. Bir fincanın içerisine karıştırdığım 3 yemek kaşığı zeytinyağı, bir iki diş ezilmiş sarımsak, 1/2 limon suyu, biraz nar ekşisi ve tuzuyla birlikte üzerine gezdirdim.
Posted by Picasa

28 Ağustos 2009 Cuma

BAZLAMA

Ramazanda sahur sofralarımızda en çok tükkettiğimiz hamur işi bazlamadır. Anneciğim de çok güzel yapar...
Fotoğrafta görülen bazlamanın 1/4'ü yeter bana yani yarımın yarısı... Yanına misss gibi peynir, zeytin, bir bardak da çay... Sabah kahvaltılarında ısıtıp arasına tereyağ, haşlanmış yumurta koyup yemesi de ayrı güzeldir. Bu kadar laftan sonra tarifi ilk fırsatda diyorum :)

Bu aralar yine bir yoğunluk aldı başını gidiyor bakalım hayırlısı...

Pınarcığım tarifi bekliyor biliyorum. Bu tarif senin için Pınarcığım, inşallah çok bekletmedim seni :))

Vereceğim ölçü biraz fazla ama yapacak bir şey yok...

2 Kg una 2 pakent instant maya ve 1 yemek kaşığı tuz eklenerek ılık su ile yoğurulur. Hamurun kıvamı kulak memesi tabirinden biraz daha yumuşak olacak. Bu kıvamı yakalamak için yeterli ılık suyunuz hazır olsun. Hamur kıvamını alınca 10-15 dakika iyice yumruklayarak yoğurmak püf noktalarının ilki. Yoğurma işlemi bitince üzerini örterek en az 20 dakika mayalanarak kabarmasını bekliyoruz. Mayalanıp kabarınca elimizi unlayarak birinci fotoğrafta görülen tahta spatül ile küçük parçalar kopartarak yine unlamış olduğumuz yuvarlak tahta üzerinde şeklini vererek temiz bir örtü üzerinde en az 15 dakika bekletmek de bu işin ikinci püfü. Burda yer mayasını alması gerekirmiş annem öyle söyledi... Yer mayasını aldıktan sonra yuvarlak tahtamızın (yaslaaç mış adı) yardımıyla örtüden alıp büyük teflon tavada çok yüksek olmayan ısıda pembeleşene kadar iki yüzünü pişiriyoruz. Sıcakken arasına tereyağ sürüp beyaz peynir ve çayla afiyetle yendiğini söylemeye bilmem gerek varmı :))

24 Ağustos 2009 Pazartesi

TARHANA LEZZETİ

Tijen Abla sağolsun bir tarhana serisi başlattı, çok da güzel oldu, sayesinde adım adım izleyebileceğimiz tarhana yapım aşamaları var. Ben de ondan heveslenip bizim tarhanayı paylaşayım dedim. İşte bu da bizim tarhanamız. Herkesin kendince yaptığı bir tarhana vardır, kimi nohutlu, kimi bol biberli, naneli, dereotlu, damak tadı nasılsa öyle...
...
Bizim tarhana ise domates, kırmızı biber, soğan, nane ve maydanoz ağırlıklı.
...
Yukarıdaki tarhana teyzemin bu yıl yapıp tatmamız için bize de getirdiği tarhanadır. Aşağıdaki ise henüz dökülmeyi bekleyen annemin tarhanası. Kimbilir siz bu satırları okurken bizim tarhana da dökülmeye başlamıştır. Dün dökülmesi planlanıyordu, ancak ev hanımları pek çok parçaya bölününce zamansızlıktan dökülemedi. 
...
Tarhana çorbasının tarifine gerek var mı bilmem? Kızıdırılmış yağda kavrulan nane ve salçaya önceden biraz su ile açılan tarhana eklenip tuzu ve sıcak suyuyla kaynayana kadar pişirilir. Burdan Tamek Mutfak Keyfi ekibine tekrar teşekkürler. Salça olarak Tamek'in hediye paketinden çıkan minik Tamek Salçacığı kullandım.Üzerine de değişiklik olsun diye  bayat ekmekleri dilimleyip az yağda kızarttım... Aslında bu ekmek kızartma işini topluca fırında yapıp dolaba kaldırsam ne iyi olur... Evet bu işi hafta sonu yapmalı. Ramazan çorbalarında değişiklik olur... Herkese afiyetler olsun...

TAMEK MUTFAK KEYFİ EKİBİNE TEŞEKKÜRLER


Geçtiğimiz günlerde Tamek Mutfak Keyfi'nden aldığım mailden bahsetmiştim sizlere...  Cuma günü kargo paketim ulaştı, aslında  bu kadar çok ürünü beklemiyordum. Tamek Mutfak Keyfi Ekibine çok çok teşekkürler... Ürünlerin bir çoğu zaten mutfağımızda kullanılan ürünler...   Doğrusu zamanlama da çok iyi oldu, tam ramazana girdiğimiz gün paketimi aldım ve Tamek ürünleriyle yapılacak Ramazan Yemeklerini sırasıyla paylaşmaya çalışacağım... Salçasını kullandım bile tarhana çorbamda...

Sevgili Tijen Ablayla annem aynı günlerde tarhana yapmaya başladılar... Ben de Tijen Abladan heveslenip tarhana çorbası yaptım, teyzemin bu yıl yapıp tatmamız için bize de getirdiği tarhanayla... Bir sonraki yazımda hem tarhana çorbasını, hem de annemin henüz hamur aşamasında olan tarhana görüntülerini paylaşacağım...

Herkese ağız tadıyla geçirecekleri hayırlı ramazanlar...

17 Ağustos 2009 Pazartesi

MEYVELİ YAZ TATLISI

Önceki yazımda bilgisini verdiğim Tamek'li ürünler yarışması için hazırladığım Meyveli Yaz Tatlısı.
.
Görüntüsü aceleye geldiği için içime sinmedi ama katılacağımı belirttiğim için bu şekliyle göndermek zorunda kaldım.
.
Tarife gelince
1/2 Kg. Tamek Vişne Suyu,
1/2 Kg. Tamek Portakal suyu,
2 Çay bardağı mısır nişastası,
1 Çay bardağı toz şeker,
1.5 Paket Kepekli bisküvi,
2 Yemek kaşığı tereyağ,
Dilediğiniz yaz meyveleri (Şeftali, vişne, üzüm, kırmızı erik vs.)
2 yemek kaşığı toz jelatin
1 su bardağı ılık su,
1 Fincan süt,
3 Yemek kaşığı Tamek Ahududu reçeli
.
Bisküvileri ufalayıp erittiğiniz tereyağ ile harmanlayıp. Kıvamını biraz süt ile ayarlayın. Kullanacağınız fırın kabına bastırarak yayın ve 10-15 dakika fırında pişirin.
.
1/2 kg. meyva suyuna 1 çay bardağı nişasta ve 1/2 çay bardağı toz şeker ilavesi ile  sırasıyla meyve sularını pelte kıvamı alıncaya kadar pişirin.
.
Pişirdiğiniz pelteleri üst üste döküp onların üzerine de dilimlediğiniz meyveleri yerleştirin. 1  Su bardağı ılık suda erittiğiniz jelatinin içine 3 yemek kaşığı ahududu reçeli ile tatlandırarak meyvelerin üzerini kaplayın. Dolapta soğuttuktan sonra servise hazır olacaktır.

11 Ağustos 2009 Salı

TAMEK MUTFAK KEYFİ İLE YEMEK YARIŞMASI

Geçtiğimiz günlerde aldığım bir mail ile haberdar olduğum Tamek'in Yemek Yarışmasını sizlerle paylaşmak istedim. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Not: Görüntü Tamek sitesinden alınmıştır.

7 Temmuz 2009 Salı

PEYNIRLI KAT KAT POGAÇA


Ben geldiiimmm...

Uzunca bir süre ayrı kaldım buralardan sizlerden. Çok özledim sizleri... Aklım hep bloğumdaydı ama mecburi sebeplerden, iş yoğunluğundan ayrı kaldık...

Harika bir poğaçayla döndüm... Tarifi Lezzet Dergisinin Temmuz sayısından... Ama tarif için akşamı beklemek durumundayız :)
****
Tarifi akşama derken yine geciktim ertesi akşama kaldım... Bu poğaçalar tarifin aslına bağlı kalınarak peynirli yapıldı. Ama ben bir dahaki sefere patatesli-kıymalı yapmayı düşünüyorum. Yumuşacık harika oldular...

Malzemeler

  • 1 Yumurta
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ
  • 1 Su bardağı ılık süt
  • 1 Çay bardağı ılık su
  • 1/2 Paket yaşmaya
  • 1 Tatlı kaşığı tuz
  • 1 Tatlı kaşığı şeker
  • 4 Su bardağı un
  • 60 gr tereyağ
  • İçine peynir ve maydanoz

Tereyağını oda sıcaklığında yumuşayıncaya kadar bekletin. Mayayı ılık suda eritin. Geniş bir kabın içerisinde süt, sıvıyağ, eritilen mayalı su, tuz, şeker ve yumurta akını karıştırın unu yavaş yavaş ekleyin. Kıvamına göre un ilavesi yapabilirsiniz.

Hamuru biraz dinlendirdikten sonra 8 eşit parçaya ayırıp beze haline getirin. Unladığınız tezgahta her parçayı merdaneyle yemek tabağı büyüklüğünde açın. Aralarına yumuşamış tereyağından sürerek üst üste dizin (En üstdeki hamurun üzerini yağlamıyoruz).

Üst üste dizilen hamuru hafif unlayarak  yaklaşık 60 cm çapında olacak şekilde tekrar açın (Vallahi dergide 60 cm. yazıyor ben ölçmedim :) ) Açtıktan sonra önce dörde, sonra da her parçayı üçe veya dörde tekrar bölün.

Ufaladığınız peynir ve kıyılmış maydanoz ikilisinden hamurların geniş kenarına koyarak sigara böreği gibi biraz daha kalın şekilde sarın. Üzerini örterek 30-35 dakika mayalandırın. Vaktiniz yoksa fırını en düşük ayara alıp 5-10 dakika fırında mayalandırabilirsiniz. Üzerlerine yumurtanın sarısını sürerek kızarıncaya kadar pişirin.

Uzun süre bayatlamadan tazeliğini koruyan yumuşacık poğaçalarınız çayın yanına eşlik etmek üzere sizi bekliyor... Afiyet olsun.

26 Haziran 2009 Cuma

HELLİM PEYNİRLİ SALATA

Uzun zaman oldu yazmayalı... Merak edenler oldu herkese teşekkürler... İyiyim öncelikle... Sadece yoğun bir dönemdeyim... Önümüzdeki haftayı da atlayım daha sık buralarda olacağım... 
Yazımı renklendirmek için de arşivde kalan "Hellim Peynirli Salata"yı ekleyim dedim... Çok uzun zaman oldu içine ne kattım hatırlamıyorum bile. Ama Hellim peynirinin salatalara çok yakıştığını biliyorum. Biraz Semizotu biraz roka, kiraz domates ve üzerine dilimleyip hafifce kızarttığım Hellimler... Nar ekşisi ve zeytinyağı ile harika oluyor... Başka bişey kattım mı acaba  diye düşünüyorum ama inanın hatırlamıyorum... Görüntüye tekrar baktım da salam da eklemişim. Belki biraz da ceviz vardır... Yoksa bile siz ekleyin :)

19 Mayıs 2009 Salı

KURABIYE

Bütün gençlerimizin ve ülkemiz insanlarının 19 Mayıs Atatürkü Anma ve Gençik ve Spor Bayramı kutlu olsun diyor hemen kurabiye tarifine geçiyorum. Ama kurabiye maceramı anlatmadan da geçmeyim...

Kurabiyeleri geçen hafta gittiğim AKM'deki anneler günü fuarından aldığım kerebiç kalıbıyla yaptım. Ancak ne hikmetse kalıbın şekli hiç çıkmadı kurabiyelere... Nedendir anlamadım. Zaten kurabiye hamurlarını kalıba yerleştirip tepsiye çıkartmak da ayrı bir olay oldu... Hamuru yapıp elimle parçalar kopartıp kalıba yerleştirdim hafifçe bastırıp şeklini alsın istedim ama hamur kalıptan ayrılmak istemiyor. Netde bulduğum tariflerde tepsinin kenarına hafifçe vurarak çıkacağı yazıyordu ama benim kurabiyeler inatçı çıktı. Bir ara nasıl vurduysam kurabiye kalıptan çıktı çıkmasına da tepsinin dışında tezgahın üzerine uçtu :) Hani çiğköfte yaparken tavana atarlarmış ya (hiç görmedim) olup olmadığını test etmek için benim kurabiyelerde o hesap oldu. Sağa sola uçmaya başladılar... Sonra kalıbı yağlayarak yapmayı denedim o zaman çıktılar, bu sefer de kalıbın şekli çıkmadı artık biraz öyle biraz böyle yaptık... Bildiğimiz kurabiyeler gibiydi bana değişik gelmedi... Tadı güzeldi tabi...
Malzemelerimiz:

3 yumurta
1 su bardağından biraz az pudra şekeri ve bardağı tamamlayacak kadar toz şeker
1 su bardağı yoğurt
4-5 yemek kaşığı eritilmiş tereyağ ve mısır özü yağı (tamamı 1 su bardağı olacak)
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un ve bir bardak irmik
İçine çekilmiş fındık yine 1 su bardağı kadar.
Üzerine pudra şekeri.


Bütün malzemeler karıştırılarak yumuşak bir hamur yapılır. Küçük parçalar kopartılıp şekli verilir. Hafif ısıtılmış fırında pembeleşene kadar pişirilir. Ilıkken üzerine pudra şekeri dökülür..
Bir dahaki sefere daha sert bir hamur yapmayı düşünüyorum. Kalıbın şekli çıksın diye bakalım sonuç nasıl olacak... Bu tarifle ilgili şunu söyleyebilirim 4-5 gün boyunca bayatlamadan tazeliğini, lezzetini korudu. Denemek isterseniz içine damak tadınıza göre hindistan cevizi, tarçın fındık yerine antep fıstığı ekleyebilirsiniz. Bu arada yine yoğun bir dönemdeyim Temmuz'a kadar bir gözüküp, bir kaybolabilirim beni merak etmeyin... Herkese sevgiler...

22 Nisan 2009 Çarşamba

23 NİSAN KUTLU OLSUN



Kutlu olsun çocuklarımızın, çocukluğumuzun bayramı... Dilerim çarpıtılmadan çocukluğumuzun 23 Nisanları  gibi kutlanır... Ve güneş azıcık göstersin yüzünü, üşütmesin çocukları...
-
Resim netden alıntıdır. Ancak bu resim beni ilkokul 2. sınıftayken katıldığım resim yarışmasına götürdü. Tıpkı bu resim gibiydi benim resmim de... Uzun yıllar sakladım sonrasında nasıl oldu da kayboldu anlamadım... Ortadaki yuvarlak dünyaydı benim resmimde, dünyayı kıtalara ayırmıştım, yine elele tutuşan çocuklar ve ellerinde ülke bayrakları vardı ve ben 3. olmuştum yarışmada... Hediyem de Yalvaç Ural'ın Sincap  adlı şiir kitabıydı... Belki de bende kitap okuma sevgisini başlatan kitap o olmuştur; kimbilir?

20 Nisan 2009 Pazartesi

PEYNIRLI OMLET VE HAFTASONUNDAN GÖRÜNTÜLER

Haftasonu kahvaltısında tüketilen peynirli omletler... Un, süt, yumurta, beyaz peynir ve kaşar peynir, biraz maydanoz, 2 sap taze soğan, tuzu ve biberiyle yendi gitti.
Pazar günü Ankaralı Blogcu arkadaşlarımızla aylık rutin brunch buluşmamız vardı... Benim kurs programımdaki belirsizlik biraz da önceki geceden çok geç yatmam nedeniyle katılamadım... Kızlar beni affedin. Öğleye doğru ani bir kararla Beypazarı'na gittik. Çok severim Beypazarı'nı.  Gezmeye doyum olmaz. Tarihi Beypazarı Evleri üstte.
Bunlarda çarşısında gezerken gözüme takılanlar... Daha neler neler vardı ama hepsini çekemedim. Dilimlenip kurutulmuş sarımsak vardı, ben daha önce hiç duymamıştım örneğin. Muhteşem cevizli pekmezli sucukları, havuç lokumları, ev tarhanası vardı... İnsanları çok canayakın ve misafirperver. almasanız da tadına bakın diye ısrarcılar. Bu sayede pek çok şeyin tadına da baktık. Bir sürü alışveriş yaptık. Evde kesilmiş erişte, kurutulmuş domates, ünlü beypazarı kurusu, dağ kekiği ve kurutulmuş yaban mersini.
Aslında tadına baktıklarımız da vardı ama biz bir iştahla hücum edince görüntülerini almadığım ancak bittikten sonra aklıma geldi. Beypazarı yaprak sarması, 80 katlı baklavası bir de höşmelim... Höşmelim tatlısını annem de yapar tam bir kalori bombasıdır... Bu yüzden yılda bir ancak yapılır; yapılınca da bir porsiyon asla yetmez... Haftasonu haberleri bu kadar.  Beypazarını görmeyenlere mutlaka gidin görün derim. Artık tam zamanı oraların... Gümüşcülerine uğramayı da unutmayın, şahsen biz uğradık, gümüşcülerin hatırını sorduk :)  Hoşcakalın...

15 Nisan 2009 Çarşamba

Ispanaklı Börek

Geçtiğimiz haftalarda çok sevdiğim arkadaşım Vildan'a giderken yapıp götürdüğüm peynirli ıspanaklı börekler... Vildancığım uzun süren özlemini ikiz bebekleriyle giderecek. Şu anda sekizinci ayında.  Dualarım onunla bir an önce sağlıkla bebeklerini kucağına almasını diliyorum... 
-
Vildancığımı yormamak için üç kişi aramızda menüyü paylaştık... Ben açıkcası yufkadan börek yapmayı düşünürken anneciğimin desteğiyle kendimi börek açarken buldum...
-
Bu böreğin yanısıra bir de kuru meyveli kek yapıp götürdüm. Kekin görüntüsünü almaya fırsat olmadı. Ama daha önce yaptığım portakallı keki kuru meyveli olarak yapıp götürdüm. Üzerine de iki adet portakalın suyunu 2 tatlı kaşığı nişasta ve 3-4 tatlı kaşığı şekerle pişirip sos olarak döktüm...
-
Daha öncede börek ya da baklava yaparken anneme yardım etmişliğim vardır ama bu sefer kendimi gayet başarılı buldum... Öncekiler gibi acemice açmadım hamuru; en azından şekli diğerleri gibi yamuk değil muntazamdı :)
-
Son zamanlarda yaptığım gibi bu gün de tarifi  daha sonra vereceğim diyor, sizlere sevgilerimi gönderiyorum...
-
TARİF ZAMANI
-
1 Yumurta (akı içine, sarısı üzerine),
1.5 Bardak süt,
4-5 Su bardağı un (duruma göre daha fazla olabilir)
1 Yemek kaşığı sirke,
1 Çay bardağı zeytinyağı,
1/2 Paket kabartma tozu
-
750 gr. Ayıklanıp yıkanmış ıspanak,
2 Adet orta boy soğan,
1 Çorba kasesi ufalanmış beyaz peynir,
Tuz-karabiber,
Sıvıyağ
-
Soğanları yemeklik doğrayıp sıvıyağda pembeleşene kadar kavurun. Yıkayp doğradığınız ıspanakları ekleyerek suyunu çekene kadar pişirin. Peynir, tuz ve karabiberi ekleyip ılıtın. Ben en çok ıspanaklı peynirli böreği seviyorum, sizler isterseniz iç malzemesini damak tadınıza göre değiştirebilirsiniz. Patatesli, kıymalı ne isterseniz.
-
Hamur malzemeleriyle yumuşak bir hamur yapın (hani kulak memesi derler ya işte ondan). Hamuru 15-20 dakika dinlendrin. Sonra sekiz eşit parçaya ayırıp zemini unlayarak orta kalınlıkta açın. Açılan yufkaları 2 yemek kaşığı sıvıyağ ile yağlayıp bir kenarını hafifce katlayın. Katladığınız kenara iç malzemesini koyup rulo şeklinde sarın. Bütün hamuru bu şekilde açın. Hamur rulosunu isterseniz tepsiye ortadan başlayıp dolayarak sarın. İsterseniz yanyana uzunlamasına dizin. Üzerine hafifce sulandırdığınız yumurta sarısını sürerek  önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.

9 Nisan 2009 Perşembe

PİZZA

Geçen haftanın son çalışması: Karışık Pizza...
-
Ağbim uzun zamandır pizza yemiyorum bir ara pizza yemeğe gidelim dedi. Aynı günlerde kuzenlerim de teyzemden pizza isteyince ben size yaparım deyip kendimi mutfağa attım... Malzemelerin doğranmasında anneciğimin desteği oldu, iyiki de olmuş yoksa kahvaltıya yetişmeyecekdi... Bu ölçü bir fırın tepsisi için benim ölçülerim biraz daha fazlaydı malum isteklisi çokdu :)
-
Malzemeler
  • 2 Su bardağı ılık süt
  • 1 Paket İnstant Maya
  • 1 Çay Bardağı sıvıyağ
  • 2 Tatlı kaşığı tuz
  • 1.5 Tatlı kaşığı şeker
  • 3-4 Su bardağı un  
-
Üzeri İçin
  • Doğranmış sucuk, salam, sosis
  • Doğranmış salatalık turşusu
  • 1 Su bardağı Mısır
  • 2 Adet yeşil biber
  • 1 Adet kırmızı biber
  • 1 Su bardağı dilimlenmiş biberli yeşil zeytin
  • Üzerini kapatacak miktarda kaşar peyniri rendesi
  • Hafifce sulandırılmış ketçap (İçine biraz kekik ve 3-4 diş doğranmış sarımsak ilavesiyle)
-
Ilık süte mayayı katın. Sıvıyağı, tuz ve şekeri ekleyin.  Yavaş yavaş unu ekleyerek yumuşak bir hamur yapın. 4-5 dakika kadar yoğurun. Hamuru elinizle incelterek  tepsiye yerleştirin. Hamurun üzerine fırçayla sulandırılmış ketçapı sürün. Doğranmış malzemeleri üzerine serpiştirin. Önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirdikten sonra kaşar peyniri  rendesini döküp peynir eriyip kızarana kadar tekrar fırınlayın.
-
Sonrasında ne yapacağınızı ben söylemeyim artık :) Çayınız hazır değil mi yoksa... Hani çaylar...
Afiyet Olsuuuunnnn....

6 Nisan 2009 Pazartesi

CHEESECAKE

 
Nihayet pek çok arkadaşımda görüp, neredeyse ekrana yapıştığım cheesecake'i yaptım. Görüntüler sabırsızlığıma denk geldi istediğim gibi çıkmadı ama tadı konusunda aynı şeyleri söyleyemeyeceğim...
*
Ne zaman arkadaşlarımla bir yerlerde otursak ben hemen cheesecake isterim ama nedense şöyle istediğim gibisine bir türlü denk gelemedim...
*
Ben de kendim yaparım deyip kolları sıvadım... Zaten evdekiler de benim rejim/diyet hallerimden sıkılıp bana sitemlerini iletmekten geri kalmıyorlardı... Ben de sırf onları kırmamak için (kendim için değil yanlış anlamayın) bu haftasonunu mutfakta geçirdim... Cumartesi günü limonlu, portakal jöleli cheesecake; pazar da karışık pizza yaptım kahvaltıya... Cheesecake'den başlayalım
Her siteyi dolaştım, gezdim, inceliklerini okudum ve hepsinin karmasından bu sonucu elde ettim. Ben çok beğendim... Bakalım sizler de benimle aynı fikirdemisiniz...
*
Tabanı İçin

Buzlukta ayçöreği için beklettiğim kek parçaları (ay çöreği yapmak kısmet değilmiş)
1/2 Paket Burçak Bisküvi
4 Yemek kaşığı tereyağ, (tereyağ ile kıvamı yakalayamadığım için 1-2 yemek kaşığı süt de ekledim.)
5 Adet Ceviz içi
1 Tatlı kaşığı tarçın

*
2 Kutu Beyaz Krem Peynir (Labne değil)
1 Bardak süzme yoğurt (Kendim suyunu süzdürdüm)
1 Kutu krema
4 Adet yumurta
1.5 Yemek kaşığı un
1.5 yemek kaşığı mısır nişastası (Kimisi un kullanmış, kimisi nişasta bende ikisinden de biraz kullandım)
1 Su bardağı toz şeker
1 Limon kabuğu rendesi
1/2 Limonun suyu
*
Üst Jölesi İçin
1 Portakal suyu
1.5 Tatlı kaşığı Mısır nişastası
1/2 Su bardağı toz şeker
*
Kek parçaları, bisküvi ve ceviz içini mutfak robotunda ufalayın. 2 Su bardağından fazla oldu. Tarçını katın. Tereyağını eritip bu karışıma ekleyin. Elinizle hamur haline getirin. kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt serin. Dışını alimünyum folyo ile kaplayın. Hamuru sıkıca tabanına yayın. 10-15 dakika dolapta bekletip 10 dakika orta ısılı fırında pişirin.
*
Krem peyniri, kremayı ve yoğurdu mikserle çırpın. Toz şekeri ekleyip çırpmaya devam edin. Yumurtaları teker teker ekleyerek çırpın. 1.5 kaşık un ve mısır nişastasını katın. Çırpmaya devam ediyoruz. En son limon kabuğu rendesi ve limon suyunu ekleyin. Elde ettiğiniz karışımı pişen tabanın üzerine döküp fırın tepsisine su ekleyin Ve su dolu tepside 15 dakika kadar en düşük ısıda, 45-50 dakika kadar 150 derecede pişirin. Piştikden sonra 1-2 saat fırında bekletin. Sonra dışarı çıkartıp soğutun. Kalıptan çıkartırken bıçakla kenarlarından geçin. Mümkünse bir gece dolapta bekletin. Ertesi gün 1 Portakal suyu, 1/2 Su bardağı toz şeker ve 1.5 tatlı kaşığı mısır nişastası ile üst jölesini pişirin. Ilıdıktan sonra üzerine gezdirin. Bir müddet daha dolapta dinlendirin. Biliyorum sabrınız kalmadı, benimde kalmadı... Ama son aşamaya geldik. Üst jölesinin donması için dolapta dinlendirdikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz. Yapım aşaması biraz uzun gibi gözükse de buna değer...  Yerken benim halimi görmeliydiniz. Ağzım kulaklarımda iyiki yapmışım diyerek koca dilimi yedim... Rejim mi dediniz? Hafta içi rejim haftasonu ödül :)
Siz ne dersiniz?  Ben afiyet olsun derim :)

EKLEME

Bu arada henüz yeni tanıdığım Narince Bloğunun sahibesi Necla Hanım beni bu ödüle layık görmüş... Çok teşekkürler... Sayfasında çok güzel paylaşımları var.  http://narince-narince.blogspot.com/

KURALLAR


1-Ödülü veren kişinin linkini yayınlamak.

2-Ödülü verdiğin kişilere haber vermek.

3-Bu ödüle layık gördüğün blogger arkadaşlarının linkini vermek

 Ben kuralı bozup isim vermiyorum. Sayfamı ziyaret edip, beni yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarıma gönderiyorum...

1 Nisan 2009 Çarşamba

HAVUÇ SALATASI

Arşivde bekleyen salatalar...  Ağbimlere yemeğe gittiğimiz bir akşam Filiz'ciğimin yaptığı salatalar.
Yukarıdaki rendelenmiş havuçların az yağda sotelenerek sarımsaklı yoğurt ve çok az mayanozle buluşmasıdır.
Burada da karışık çoban salata ve cevizli peynir tabağından bir kesit.  Peynirlerin üzerine biraz zeytinyağı ve kekik gezdirilmiş.


Filiz'ciğimin ellerine sağlık...

29 Mart 2009 Pazar

BRUKSEL LAHANASI SALATASI

Arada bir küçük kaçamaklar olsa da yola devam... Şimdiden kışın fazlalıkları dökülmeye başladı...

Bu yolda ilerken akşam yemeğinde tüketilen brüksel lahanasından yaptığım salata... Kimi hiç sevmez, kimi  de çok sever vazgeçemez. Şahsen ben ikinci gruptayım. Haşlarken kokusundan şikayet edenler olur; bende o koku da oluşmadı. Belki sarımsakla haşladığım içindir bilemiyorum...
-
Fazla söze gerek yok... İstenilen miktarda brüksel lahanası, havuç, dolapta sırasını bekleyen az miktarda brokoli haşlanır. Ben haşlarken de suyuna ince doğradığım bir diş sarımsağı ekledim ve haşladıktan sonra  azıcık yağda  soteledim. Üzerine zeytinyağı, tuz, limon ve sarımsak eşliğinde hazırlanan sos dökülür. Afiyetle sağlıklı bir öğün geçirilir... Daha önce de benzer şekilde karnabahar salatası yapmıştım o da çok güzel olmuştu... Kalan bir miktar brüksel lahanasını da geçen kış yaptığım gibi tavuk etiyle fırında pişirerek değerlendirmeyi düşünüyorum. Brüksel lahanasını haşlayıp soteledikten sonra et veya tavuk yemeklerinin yanına garnitür olarak da kullanabilirsiniz. O zaman lezzetini artırmak için tereyağında sotelenebilir.
-
Brüksel lahanasını  temizlerken dış yapraklarında leke olmamasına dikkat edin ve mutlaka sirkeli-tuzlu suda bir miktar bekletin.
-
Hepinize sağlıklı, mutlu, keyifli, güzel bir hafta dilerim... Afiyetler olsuuuuunnnn...

24 Mart 2009 Salı

YE-43 EKMEK YAPALIM

Sevgili Saliha'nın düzenlediği YE 43 Ekmek Yapalım etkinliği için yaptığım ekmekler... Uzun zamandır etkinliklere katılmıyordum. Ama bunu görünce dayanamadım... Saliha'cığım sana kolay gelsin arkadaşım... Sayende benim de puf puf yumuşacık ekmeklerim oldu...
Malzemelerimiz malumunuz un, su-süt, tuz-şeker ve mayadan ibaret.Üzerine yada içine katacağınız çeşniler sizin damak tadınıza kalmış...
-
2 Bardak ılık süte bir bardak  ılık su, 1 paket instant maya, 2,5 tatlı kaşığı tuz, 1,5 tatlı kaşığı şekerle aldığı kadar un ilave ettim... Un olarak tam buğday unu ve kepekli unu karıştırarak kullandım... Hamur biraz cıvık olacak... Hamuru yoğurduktan sonra elinizi hafifce yağlayıp unlayarak hamurdan kurtarabilirsiniz. Yaklaşık 1-1,5 saat üzerini kapatıp ılık bir yerde mayalanmaya bırakın. Mayalanan hamurdan yine parmaklarınızı hafifce yağlayarak mandalina büyüklüğünde parçalar alıp şeklini verip hafif yağlanmış fırın tepsisine dizin. Fırınınızı yoğurt yapma ayarına alıp (ya da en düşük ısıya) 10 dakika kadar fırında mayalanmaya bırakın. Sonrasında ısıyı 180-200 dereye ayarlayıp pişmesini bekleyin... Ben bir kısmının üzerine ayçekirdeği serptim. İsteyen içine de koyabilir ayçekirdeklerini. İri çekilmiş ceviz de çok güzel olacaktır. Sizler ne isterseniz ekleyin... Pişerken fırının içine ısıya dayanıklı bir kapta bir miktar su koydum... Çıktıktan sonra üzerlerine biraz su serpip hafif nemli bezle örttüm... Sonrasında ise afiyetle yendi... Verdiğim ölçülerle aşağıda tepside gördüğünüz ekmekler çıktı (24 adet)

Pişerken eve yayılan hamur kokusu çok güzeldi... İşyerine arkadaşlarıma getirdiğimde onlar da çok beğendi... Ertesi günde bile bayatlamadı... Yumuşacık kaldılar... Saliha'cığım sana tekrar kolay gelsin... Güzel bir etkinlik olacağı kesin... Hadi Ekmek Yapalım...

23 Mart 2009 Pazartesi

TAVUK SUYUNA SEHRIYE CORBASI

Epeyce oldu çorbayı yapalı... Aslında pek sevmem tavuk suyuna, et suyuna yapılan çorbaları...
Bu çorbadaki tavuk suyu da normalin çok çok altında olduğu için limon desteği de olunca içebildim.


Tarif vermeye gerek görmüyorum. Herkesin bildiği, herkesin kendince yaptığı bir çorba... Maksat sayfam boş kalmasın :) Güncellenmiş olsun :) Sizlere de bir akşam yemeğinde fikir olsun :) Ben yanında sadece salata tükettim...

16 Mart 2009 Pazartesi

KOLAY MANTI

Nihayet döndüm... Şimdilik sınavlarım bitti, devamı Temmuzda :( 
Sayfamı canlandırmak için hemen arşivimden "Sosyetik Mantı"yı ekliyorum, biliyorum en son yine mantı tarifi verip gitmiştim ama idare edin artık daha mutfağa girmeye vakit bulamadım. Bu mantıyı hemen herkes bilir zaten; ben arşivimde de olsun diye ekledim... Veee yine tarifi daha sonra diyorum ama inanın bir önceki gibi çok bekletmeyeceğim...
-----
İşte geldim... Burda olmayı özlemişim...
Gelelim malzemelerimize... 2 Adet yufkayla 8 adet için...
-----
2 Adet Yufka,
350-400 gr. Kıyma,
2 Adet Orta boy Soğan,
Bir miktar Maydanoz,
Tuz, Karabiber
Kızartmak için bir miktar sıvıyağ,
Üzeri için sarımsaklı yoğurt ve Yağda kızdırılmış pulbiber çok az salça ilavesiyle...
-----

Soğanları minik minik doğrayıp iç malzemesini hazırlayın. 1-2 yemek kaşığı su ile sulandırın. Dörde böldüğümüz yufkaların geniş kısmına yeterli miktarda iç harçından koyduktan sonra sigara böreği gibi sarıp yuvarlayarak şekil veriyoruz.  İsterseniz teflon tavada kızartarak isterseniz tepsiye yağlı kağıdı serip fırında pişirerek üzerine önce sarımsaklı yoğurdu sonra da kızdırdığımız yağda kavrulan pulbiberi (salça ilaveli) gezdiriyoruz...Açıkcası ben kızartmasını seviyorum. Daha hafif olsun derseniz fırında da olur tabi, tercih sizin... Yalnız bahar da geldi silkinme zamanı... Şahsım adına kışın aldığım fazlalıklardan kurtulmak istiyorum... Bakalım hayırlısı umarım başarırım....

Afiyetler Olsuuuunnn...

17 Şubat 2009 Salı

TEŞEKKURLER

Sevgili Sibel'ciğim beni bu ödüle layık görmüş çok teşekkür ederim arkadaşıma... Ödülle ilgili bazı kurallar var herkese dağıtmak adına. Ancak bir önceki yazımda da belirttiğim üzere bu aralar çok yoğunum. Ben isim belirtmeden bütün blogcu arkadaşlarıma gönderiyorum bu ödülü. Zaten emek verip çeşitli hobilerini, yemeklerini, pastalarını, yeteneklerini bloglarında sergileyen herkes bence bu ödülü almalı...
Tekrar  teşekkürler Sibel'ciğim... Sevgiler...

15 Şubat 2009 Pazar

NERELERDEYIM???

Nerelerde olduğumu merak eden arkadaşlarım var... Bu aralar yoğun bir şekilde  ders çalışmaya çalışıyorum.
Yayınımıza elde olmayan sebeplerden dolayı  kısa bir ara verdik :) Yakında görüşmek üzere...

(NOT:Görüntü internetden alıntıdır)

22 Ocak 2009 Perşembe

MANTI

Yine bir Anne tarifi, ve yine tarifi çok yakında demek zorunluluğu :)) Anlayışınıza teşekkürler...

08.02.2009

Nihayet tarifi eklemeye fırsat buldum. Görüntüyü eklerken bu kadar bekleteceğimi hiç düşünmemiştim. Bu yüzden affınıza sığınıyorum.

Gelelim tarife. Dediğim gibi bir anne klasiği,  anne vazgeçilmezi, kimsenin hayır diyemeyeceği bir lezzet...

Orta boy çorba kasesiyle iki kase una bir adet yumurta kırılarak, 1.5 tatlı kaşığı tuz ilavesi ile  azar azar su ekleyerek  sert kıvamlı bir hamur yapılır. Hamuru dinlendiriken diğer tarafta iç malzemesini hazırlayalım.

İç Malzemesi için 150 gr. kıyma, 1 adet orta boy soğan, maydanoz, tuz ve karabibere ihtiyacımız var. Bu malzemelerimizle iç harcımızı hazırlıyoruz.

Hazırladığımız hamuru ikiye bölüp unlayarak açarız. Mantı hamuru börek yada baklava gibi çok ince olmaz. Bunlara göre biraz daha kalın açılır. Açılan hamurlar küçük karelere kesilerek iç harcı yerleştirilip kapatılır.
Kapattığımız hamurları yapışmaması için unlayarak tepsiye alırız.  Sonrasında  tuzlu kaynar suda haşlanır. Suyunu süzdükten sonra Sarımsaklı yoğurtu eklenip    1 yemek kaşığı salça ve bir miktar krmızı pul biber 2 yemek kaşığı tereyağında kavrularak yoğurtun üzerine gezdirilir. Nane ve sumak ilavesiyle afiyetle yenir...

Üzerine de tarifini daha önce verdiğim ayva tatlısı yapmıştık.

19 Ocak 2009 Pazartesi

KREMALI PATATES CORBASI

Kremalı Patates Çorbası... Çok yakında :)
Tarifi eklemeden yorumlar gelmeye başladı. Çok bekletmeyim tarife geçelim. Bu arada tarif de çorbanın yapımı da anneme ait. Bana düşen görüntüleyip sizlerle paylaşmak oldu... 
• 6-7 Adet Patates
• 2 Yemek Kaşığı Un,
• 2 Yemek Kaşığı Sıvıyağ
• 1 Paket Krema
• 1,5 Su Bardağı Su
• 1,5 Su Bardağı Süt
• Tuz, Nane, Pulbiber.
☼☼☼
  1. Patatesleri yıkayıp kabuklarını soyun. Az suyla haşlayın.
  2. Başka bir tencerede 2 yemek kaşığı unu 2 yemek kaşığı sıvıyağda pembeleşene kadar kavurun.
  3. Yavaş yavaş sütü ve suyunu ekleyin.
  4. Patatesleri haşladığınız suda blenderdan geçirin.
  5. Ezilen patatesleri sütlü karışıma ekleyin,  kremasını karıştırarak katın. Tuzunu ayarlayın.
  6. Bir taşım kaynatıp üzerini nane ve kırmızı pul biberle süsleyip servis yapın.
SUNUM ÖNERİSİ: Tavada erittiğiniz tereyağında pulbiberi yakıp servis sırasında çorbanın üzerine gezdirebilirsiniz... (Kremada yağ miktarı yoğun olduğu için biz ayrıca yağa ihtiyaç duymadık) 
Bizim evde kremalı tarifler pek yapılmazdı ancak bu çorba ailecek çok sevildi ve sık sık yapılacaklar grubuna eklendi... Deneyenlerin beğeneceğine eminim... Afiyet olsun... Sevgiler...

11 Ocak 2009 Pazar

ELMALI KEK ve PORTAKALLI KEK



Elmalı Kek ve Portakallı Kek

İki keki birlikte yaptım ölçüler iki kek için...

4 Yumurta

2 Bardak Tozşeker

1/2 Su Bardağı Zeytinyağı

2 Paket Kabartma Tozu

2 Paket Vanilya

6 Su Bardağı Un

1,5 Su Bardağı Süt

1 Portakalın Kabuğu Rendesi ve Suyu (Sadece portakallı keke ekledim)

Damla Çikolata (Portakallı İçin)

2-3 Adet Dilimlenmiş Elma

1 Su Bardağı Fındık Kırığı (Elmalı Kek İçin)

1 Tatlı Kaşığı Tarçın ve 1 Tatlı Kaşığı Zencefil
*****
1. Yumurta ve Toz şekeri mikserle çırpın.

2. Sıvıyağı ve sütü ekleyin.

3. Elde ettiğiniz karışımı ölçerek ikiye ayrırın.

4. Portakallı Kek için portakal suyunu ve rendesini ekleyin.

5. Unu yavaş yavaş ekleyin. Vanilya ve Kabartma Tozunu ekleyin

6. Damla Çikolatayı ekleyin.

7. Kek Kalıbını yağlayın. Ben Yılbaşında İşyeri arkadaşlarımızla yaptığımız hediye kurasında uzun zamandır almak istediğim silikon kek kalıpları hediye gelince bu kalıpları kullanarak yaptım. Ve Çok az yağladım.

Sırada Elmalı Kek var... Portakallı keki iş arkadaşlarım için yaptım ve ofise getirdim... Elmalı Keki de kendimiz için evde bıraktım...

Yukarıdaki 3. adımdan sonra ikiye ayırdığımız diğer karışımdan devam ediyoruz.
1. Burda çok az süt ilavesi daha yaptım. Diğerine portakal suyu ilavesi yaptığım için süt eklemek ihtiyacı hissettim.
2. Unu sıvı karışıma yavaş yavaş ekleyin. Vanilya ve Kabartma tozunu ekleyin.
3. Fındığın yarısından çoğunu ekleyin.
4. Tarçın ve Zencefili ekleyin.
5.Dilimlenen elmaların yarısını kalıbın tabanına dizin.
6. Karışımı kaba dökün. Kalan elmaları üzerine dizin.
7. Artan fındıkları elmaların arasına dökün.
Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık bir saatde pişirin. Ben önce düşük ısıda, sonrada ısısını yükselterek pişirdiğim için süre biraz uzuyor...
Elmalı Kek fırından çıktıktan sonra ılınınca pudra şekeri serpin.
Nesliciğim güzel hediyelerin için tekrar teşekkürler. Filizciğime de yardımları için teşekkür ediyorum...
Afiyet Olsun... Sevgiler...

1 Ocak 2009 Perşembe

ÇİKOLATA GANAŞLI MUZLU PASTA

Posted by Picasa
Yılbaşı akşamı için annemin de büyük yardımlarıyla hazırladığımız pasta... O gün çalıştığım için pastayı hazırlamak anneme düştü. Yılbaşı günü aynı zamanda annemin de doğumgünüydü ve maalesef ki kendi pastasını kendi yapmış oldu :( Bir gün öncesinden pandispanyasını pişirdik.  Ertesi gün de ara kreması ve üst ganaşını hazırladık.  Pastanın pandisyasını özellikle tavsiye ediyorum. Yumuşacık harika bir dokusu var. Tarifini yıllar önce abim çalıştığı otelin pastacısından almıştı...
-
Canım anneciğimin de doğumgünü tekrar kutluyorum. İyiki varsın anneciğim... Allah seni başımızdan eksik etmesin.
-
          Pandispanya İçin
-
  • 3 yumurta,
  • 3 fincan un,
  • 3 fincan şeker,
  • 1 fincan soğuk su,
-
          Ara Kreması İçin
-
  • 2.5 su bardağı süt,
  • 1.5 çay bardağı toz şeker,
  • 1 çay bardağı un,
  • 2 tatlı kaşığı nişasta,
  • 2 yumurta sarısı,
  • 1 Paket Vanilya,
  • 80 gr. fildişi çikolata,
  • 1 kaşık tereyağ,
  • Arasına Muz ve Damla Çikolata
-
         Üst Ganaş İçin
-
  • 200  gram krema,
  • 200 gr sütlü veya bitter çikolata
-
Pandispanyası için yumurta ve şekeri mikserle çırptıktan sonra yavaş yavaş unu ekleyip, en son bir fincan soğuk suyu katıp tabanına yağlı kağıt serdiğimiz kalıba döküyoruz. 180 derecede 20-25 dakika kadar pişiriyoruz. 
Ara  kreması için de çikolata ve tereyağ hariç bütün malzemeleri karıştırarak pişirdikten sonra sıcakken küçük parçalara ayırdığımız çikolata ve eğer isterseniz tereyağını ekleyip, kaşıkla karıştırarak soğutuyoruz.
-
Başka bir tencereye 1 paket kremayı koyup kaynama noktasına gelmeden ocağı kapatıp çikolataları ekleyip yine karıştırarak oda sıcaklığına gelmesini bekliyoruz.
-
İkiye yada üçe böldüğümüz kekimizi hafifce sütle ıslattıktan sonra (çok fazla ıslatılmaya ihtiyaç olmuyor yeterince yumuşak çünkü) iç kremasını sürüp  üzerine muz ve damla çikolatayı ekleyip üst ganaşını sürüyoruz. En üstüne çikolata rendesi serperek dolapta 2-3 saat beklettikten sonra servise hazır getiriyoruz.
-
Bu vesile ile tekrar herkesin yeni yılını kutluyor, 2009'da tüm dünyaya barış ve huzurun hakim olmasını diliyorum. Umarım bir an önce Filistindeki akan kanlar durur, masum günahsız insanların ölümü son bulur...