11 Ağustos 2009 Salı

TAMEK MUTFAK KEYFİ İLE YEMEK YARIŞMASI

Geçtiğimiz günlerde aldığım bir mail ile haberdar olduğum Tamek'in Yemek Yarışmasını sizlerle paylaşmak istedim. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Not: Görüntü Tamek sitesinden alınmıştır.

7 Temmuz 2009 Salı

PEYNIRLI KAT KAT POGAÇA


Ben geldiiimmm...

Uzunca bir süre ayrı kaldım buralardan sizlerden. Çok özledim sizleri... Aklım hep bloğumdaydı ama mecburi sebeplerden, iş yoğunluğundan ayrı kaldık...

Harika bir poğaçayla döndüm... Tarifi Lezzet Dergisinin Temmuz sayısından... Ama tarif için akşamı beklemek durumundayız :)
****
Tarifi akşama derken yine geciktim ertesi akşama kaldım... Bu poğaçalar tarifin aslına bağlı kalınarak peynirli yapıldı. Ama ben bir dahaki sefere patatesli-kıymalı yapmayı düşünüyorum. Yumuşacık harika oldular...

Malzemeler

  • 1 Yumurta
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ
  • 1 Su bardağı ılık süt
  • 1 Çay bardağı ılık su
  • 1/2 Paket yaşmaya
  • 1 Tatlı kaşığı tuz
  • 1 Tatlı kaşığı şeker
  • 4 Su bardağı un
  • 60 gr tereyağ
  • İçine peynir ve maydanoz

Tereyağını oda sıcaklığında yumuşayıncaya kadar bekletin. Mayayı ılık suda eritin. Geniş bir kabın içerisinde süt, sıvıyağ, eritilen mayalı su, tuz, şeker ve yumurta akını karıştırın unu yavaş yavaş ekleyin. Kıvamına göre un ilavesi yapabilirsiniz.

Hamuru biraz dinlendirdikten sonra 8 eşit parçaya ayırıp beze haline getirin. Unladığınız tezgahta her parçayı merdaneyle yemek tabağı büyüklüğünde açın. Aralarına yumuşamış tereyağından sürerek üst üste dizin (En üstdeki hamurun üzerini yağlamıyoruz).

Üst üste dizilen hamuru hafif unlayarak  yaklaşık 60 cm çapında olacak şekilde tekrar açın (Vallahi dergide 60 cm. yazıyor ben ölçmedim :) ) Açtıktan sonra önce dörde, sonra da her parçayı üçe veya dörde tekrar bölün.

Ufaladığınız peynir ve kıyılmış maydanoz ikilisinden hamurların geniş kenarına koyarak sigara böreği gibi biraz daha kalın şekilde sarın. Üzerini örterek 30-35 dakika mayalandırın. Vaktiniz yoksa fırını en düşük ayara alıp 5-10 dakika fırında mayalandırabilirsiniz. Üzerlerine yumurtanın sarısını sürerek kızarıncaya kadar pişirin.

Uzun süre bayatlamadan tazeliğini koruyan yumuşacık poğaçalarınız çayın yanına eşlik etmek üzere sizi bekliyor... Afiyet olsun.

26 Haziran 2009 Cuma

HELLİM PEYNİRLİ SALATA

Uzun zaman oldu yazmayalı... Merak edenler oldu herkese teşekkürler... İyiyim öncelikle... Sadece yoğun bir dönemdeyim... Önümüzdeki haftayı da atlayım daha sık buralarda olacağım... 
Yazımı renklendirmek için de arşivde kalan "Hellim Peynirli Salata"yı ekleyim dedim... Çok uzun zaman oldu içine ne kattım hatırlamıyorum bile. Ama Hellim peynirinin salatalara çok yakıştığını biliyorum. Biraz Semizotu biraz roka, kiraz domates ve üzerine dilimleyip hafifce kızarttığım Hellimler... Nar ekşisi ve zeytinyağı ile harika oluyor... Başka bişey kattım mı acaba  diye düşünüyorum ama inanın hatırlamıyorum... Görüntüye tekrar baktım da salam da eklemişim. Belki biraz da ceviz vardır... Yoksa bile siz ekleyin :)

19 Mayıs 2009 Salı

KURABIYE

Bütün gençlerimizin ve ülkemiz insanlarının 19 Mayıs Atatürkü Anma ve Gençik ve Spor Bayramı kutlu olsun diyor hemen kurabiye tarifine geçiyorum. Ama kurabiye maceramı anlatmadan da geçmeyim...

Kurabiyeleri geçen hafta gittiğim AKM'deki anneler günü fuarından aldığım kerebiç kalıbıyla yaptım. Ancak ne hikmetse kalıbın şekli hiç çıkmadı kurabiyelere... Nedendir anlamadım. Zaten kurabiye hamurlarını kalıba yerleştirip tepsiye çıkartmak da ayrı bir olay oldu... Hamuru yapıp elimle parçalar kopartıp kalıba yerleştirdim hafifçe bastırıp şeklini alsın istedim ama hamur kalıptan ayrılmak istemiyor. Netde bulduğum tariflerde tepsinin kenarına hafifçe vurarak çıkacağı yazıyordu ama benim kurabiyeler inatçı çıktı. Bir ara nasıl vurduysam kurabiye kalıptan çıktı çıkmasına da tepsinin dışında tezgahın üzerine uçtu :) Hani çiğköfte yaparken tavana atarlarmış ya (hiç görmedim) olup olmadığını test etmek için benim kurabiyelerde o hesap oldu. Sağa sola uçmaya başladılar... Sonra kalıbı yağlayarak yapmayı denedim o zaman çıktılar, bu sefer de kalıbın şekli çıkmadı artık biraz öyle biraz böyle yaptık... Bildiğimiz kurabiyeler gibiydi bana değişik gelmedi... Tadı güzeldi tabi...
Malzemelerimiz:

3 yumurta
1 su bardağından biraz az pudra şekeri ve bardağı tamamlayacak kadar toz şeker
1 su bardağı yoğurt
4-5 yemek kaşığı eritilmiş tereyağ ve mısır özü yağı (tamamı 1 su bardağı olacak)
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un ve bir bardak irmik
İçine çekilmiş fındık yine 1 su bardağı kadar.
Üzerine pudra şekeri.


Bütün malzemeler karıştırılarak yumuşak bir hamur yapılır. Küçük parçalar kopartılıp şekli verilir. Hafif ısıtılmış fırında pembeleşene kadar pişirilir. Ilıkken üzerine pudra şekeri dökülür..
Bir dahaki sefere daha sert bir hamur yapmayı düşünüyorum. Kalıbın şekli çıksın diye bakalım sonuç nasıl olacak... Bu tarifle ilgili şunu söyleyebilirim 4-5 gün boyunca bayatlamadan tazeliğini, lezzetini korudu. Denemek isterseniz içine damak tadınıza göre hindistan cevizi, tarçın fındık yerine antep fıstığı ekleyebilirsiniz. Bu arada yine yoğun bir dönemdeyim Temmuz'a kadar bir gözüküp, bir kaybolabilirim beni merak etmeyin... Herkese sevgiler...

22 Nisan 2009 Çarşamba

23 NİSAN KUTLU OLSUN



Kutlu olsun çocuklarımızın, çocukluğumuzun bayramı... Dilerim çarpıtılmadan çocukluğumuzun 23 Nisanları  gibi kutlanır... Ve güneş azıcık göstersin yüzünü, üşütmesin çocukları...
-
Resim netden alıntıdır. Ancak bu resim beni ilkokul 2. sınıftayken katıldığım resim yarışmasına götürdü. Tıpkı bu resim gibiydi benim resmim de... Uzun yıllar sakladım sonrasında nasıl oldu da kayboldu anlamadım... Ortadaki yuvarlak dünyaydı benim resmimde, dünyayı kıtalara ayırmıştım, yine elele tutuşan çocuklar ve ellerinde ülke bayrakları vardı ve ben 3. olmuştum yarışmada... Hediyem de Yalvaç Ural'ın Sincap  adlı şiir kitabıydı... Belki de bende kitap okuma sevgisini başlatan kitap o olmuştur; kimbilir?

20 Nisan 2009 Pazartesi

PEYNIRLI OMLET VE HAFTASONUNDAN GÖRÜNTÜLER

Haftasonu kahvaltısında tüketilen peynirli omletler... Un, süt, yumurta, beyaz peynir ve kaşar peynir, biraz maydanoz, 2 sap taze soğan, tuzu ve biberiyle yendi gitti.
Pazar günü Ankaralı Blogcu arkadaşlarımızla aylık rutin brunch buluşmamız vardı... Benim kurs programımdaki belirsizlik biraz da önceki geceden çok geç yatmam nedeniyle katılamadım... Kızlar beni affedin. Öğleye doğru ani bir kararla Beypazarı'na gittik. Çok severim Beypazarı'nı.  Gezmeye doyum olmaz. Tarihi Beypazarı Evleri üstte.
Bunlarda çarşısında gezerken gözüme takılanlar... Daha neler neler vardı ama hepsini çekemedim. Dilimlenip kurutulmuş sarımsak vardı, ben daha önce hiç duymamıştım örneğin. Muhteşem cevizli pekmezli sucukları, havuç lokumları, ev tarhanası vardı... İnsanları çok canayakın ve misafirperver. almasanız da tadına bakın diye ısrarcılar. Bu sayede pek çok şeyin tadına da baktık. Bir sürü alışveriş yaptık. Evde kesilmiş erişte, kurutulmuş domates, ünlü beypazarı kurusu, dağ kekiği ve kurutulmuş yaban mersini.
Aslında tadına baktıklarımız da vardı ama biz bir iştahla hücum edince görüntülerini almadığım ancak bittikten sonra aklıma geldi. Beypazarı yaprak sarması, 80 katlı baklavası bir de höşmelim... Höşmelim tatlısını annem de yapar tam bir kalori bombasıdır... Bu yüzden yılda bir ancak yapılır; yapılınca da bir porsiyon asla yetmez... Haftasonu haberleri bu kadar.  Beypazarını görmeyenlere mutlaka gidin görün derim. Artık tam zamanı oraların... Gümüşcülerine uğramayı da unutmayın, şahsen biz uğradık, gümüşcülerin hatırını sorduk :)  Hoşcakalın...

15 Nisan 2009 Çarşamba

Ispanaklı Börek

Geçtiğimiz haftalarda çok sevdiğim arkadaşım Vildan'a giderken yapıp götürdüğüm peynirli ıspanaklı börekler... Vildancığım uzun süren özlemini ikiz bebekleriyle giderecek. Şu anda sekizinci ayında.  Dualarım onunla bir an önce sağlıkla bebeklerini kucağına almasını diliyorum... 
-
Vildancığımı yormamak için üç kişi aramızda menüyü paylaştık... Ben açıkcası yufkadan börek yapmayı düşünürken anneciğimin desteğiyle kendimi börek açarken buldum...
-
Bu böreğin yanısıra bir de kuru meyveli kek yapıp götürdüm. Kekin görüntüsünü almaya fırsat olmadı. Ama daha önce yaptığım portakallı keki kuru meyveli olarak yapıp götürdüm. Üzerine de iki adet portakalın suyunu 2 tatlı kaşığı nişasta ve 3-4 tatlı kaşığı şekerle pişirip sos olarak döktüm...
-
Daha öncede börek ya da baklava yaparken anneme yardım etmişliğim vardır ama bu sefer kendimi gayet başarılı buldum... Öncekiler gibi acemice açmadım hamuru; en azından şekli diğerleri gibi yamuk değil muntazamdı :)
-
Son zamanlarda yaptığım gibi bu gün de tarifi  daha sonra vereceğim diyor, sizlere sevgilerimi gönderiyorum...
-
TARİF ZAMANI
-
1 Yumurta (akı içine, sarısı üzerine),
1.5 Bardak süt,
4-5 Su bardağı un (duruma göre daha fazla olabilir)
1 Yemek kaşığı sirke,
1 Çay bardağı zeytinyağı,
1/2 Paket kabartma tozu
-
750 gr. Ayıklanıp yıkanmış ıspanak,
2 Adet orta boy soğan,
1 Çorba kasesi ufalanmış beyaz peynir,
Tuz-karabiber,
Sıvıyağ
-
Soğanları yemeklik doğrayıp sıvıyağda pembeleşene kadar kavurun. Yıkayp doğradığınız ıspanakları ekleyerek suyunu çekene kadar pişirin. Peynir, tuz ve karabiberi ekleyip ılıtın. Ben en çok ıspanaklı peynirli böreği seviyorum, sizler isterseniz iç malzemesini damak tadınıza göre değiştirebilirsiniz. Patatesli, kıymalı ne isterseniz.
-
Hamur malzemeleriyle yumuşak bir hamur yapın (hani kulak memesi derler ya işte ondan). Hamuru 15-20 dakika dinlendrin. Sonra sekiz eşit parçaya ayırıp zemini unlayarak orta kalınlıkta açın. Açılan yufkaları 2 yemek kaşığı sıvıyağ ile yağlayıp bir kenarını hafifce katlayın. Katladığınız kenara iç malzemesini koyup rulo şeklinde sarın. Bütün hamuru bu şekilde açın. Hamur rulosunu isterseniz tepsiye ortadan başlayıp dolayarak sarın. İsterseniz yanyana uzunlamasına dizin. Üzerine hafifce sulandırdığınız yumurta sarısını sürerek  önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.